Başarı ve Mutluluğun 10 Altın Kuralı

Yazan  Umut Kisa , Kategori Blog

Bu yazıda size çok inandığım mutluluk ve başarının altın kurallarını vereceğim. Böyle söylediğimde kulağınıza ne kadar ukalaca geliyor değil mi? Benim de gelmişti… 

Yıllar önce kurumsal hayatımda, yani bir plazanın içerisindeyken hayat dönüştürücü bir eğitim almıştım. Tam da bu sektöre girmek istediğim yıllarda benim için gerçekten göz alıcı ve yetenekli bir eğitmen örneğiydi.  Her şeyiyle tüm katılımcıların dikkatini alabiliyordu, sanki o ne söylese ağzı açık dinliyor gibiydik. Birden ders sırasında bize bir fotoğraf gösterdi. Gösterdiği fotoğraf tenis oynarken kopan aşil tendonuna aitti. Gayet çirkin bir görüntü olduğunu söyleyebilirim. Görüntünün iğrençliğini bir kenara bırakıp, bu mesleği yapmayı düşünen ve maddi güvenliği önemseyen biri olarak ona ilk sorum şu olmuştu.

“Gerçekten merak ediyorum; kopmuş bir aşil tendonu ile eğitim veremezsiniz, bu neredeyse 6 ay boyunca eğitim verememek demek, bu kadar zaman geçiminizi nasıl sağladınız?”

Bana verdiği cevap aynen yukarıdaki gibi oldukça ukala gelmişti.

“Ben altın yumurtlayan tavuk gibiyim, şirketim 6 ay için benden vazgeçemez ki!”

İlk başta anlamadığım ve çok ukalaca bulduğum ancak daha sonra hayatımı dönüştüren bir anlam vardı bu cevap içerisinde.

"Kuşun güvendiği şey ağacın dalı değil, kendi kanatlarıdır." sözünü hatırlattı sonraları bana…

İki şey vardı sahip olduğu; birincisi kendine güveniyordu, diğeri ise çalıştığı yere güveniyordu. Bana sorarsanız bu hem onu hem de çalıştığı insanları başarılı ve mutlu yapıyordu. Tahmin ettiğimi sanmayın, sonrasında onu ve şirketini çok yakından gözlemleme şansım oldu ve hiç de ukala biri olmadığını söyleyebilirim. Asıl anahtar kelime kendine ve çevresine ‘güven’di.

İşte o andan itibaren asıl istediğim; hem işimde çok iyi olarak herkesin bu konuda güvenini sağlamak, hem ekibimin de lider olarak bana güvenmesini sağlamak oldu. Her zaman başarabildiğinizi iddia etmek biraz saf dillilik olsa da, şimdilerde geldiğimiz yere uzaktan baktığımda hayli başarılı olduğumuzu söylemek çok da zor değil.

Tanıyanlar için bunu yorumlamak daha kolay olsa da tanımayanlar için biraz daha detay vermek istiyorum. Bir eğitim şirketi sahibi olarak bana en çok sorulan sorulardan ikisi:

-Benden eğitmen olur mu?

-Sizde eğitmen olarak çalışabilir miyim?

 

Bu soruların cevabı aslında oldukça kolay… Doğru yetkinlikler ve doğru insanlarla beraber olursanız olmayacak hiçbir şey yok. Sadece bazılarının daha fazla zamana, bazılarının ise daha az zamana ihtiyacı var. Ancak asıl zor olan şey doğru yetkinlikleri kazandıracak doğru insanlarla olabilmek ve bunun için sizin ne kadar emek harcadığınızdır. Aslında aşağıda sunduğum 10 altın kural her iki soruya da net bir şekilde cevap verecektir. Bu yüzden bu kurallara başarının altın kuralları diyorum. Sadece bu sorular değil, bence hayatın birçok alanı için geçerli bu altın kurallar.

Altın Kural 1: Bir şey istiyorsanız bunu içinizde tutmayın, mutlaka isteyin. İstemezseniz kimse sizin istediğinizi ve ne istediğinizi bilemez.

İstemediğiniz sürece istediğinizi elde etmeniz mümkün değil, bunu insanlar tahmin edemezler. En fazla size “Hayır!” diyeceklerdir. Yıllarca içinizde barındırdığınız reddedilme korkusunu aşmanın bence vakti geldi.

Altın Kural 2: O kadar iyi olun ki, istediğinizde insanlar sizin ne kadar değer yaratabileceğinizi fark etsinler.

Seçilmeye değil, iyi olmaya çalışın. Eğer iyi bir eğitmen olmak istiyorsanız sadece eğitim verirken iyi olmanın yeterli olduğunu düşünüyorsanız yanlış yerdesiniz. İnsanlarla konuşurken etkileyici olun ve sizi dinlemek, sizinle bir araya gelmek için can atmalarını sağlayın. Yeni tanıştığınız biri bile sizden etkilenmeli. Böyle olduğunda zaten iyisinizdir. İyi olmanız seçilmenizi sağlar; seçilmeniz iyi olmanızı değil! Ben hayatımda hiç seçim yapmadım, iyi olanlar davranışlarıyla etkileme becerileriyle kendilerini seçtirdiler.  Böyle biri ile karşılaştığınızda seçmemeyi dahi başaramazsınız. Kendi iletişim yetenekleri ile öylece durur, hazırdır, ‘kendi’ üzerine çalışmıştır. Artık iyi bir çırak kıvamındadır. Kendinize güvenin ama devamlı geliştirmeye çalışın, yeterince çaba harcarsanız gittikçe iyi olursunuz. Ancak yerinizde durarak bunu başaramayacaksınız.

Altın Kural 3: Başarıyı takip edin.

Başarılı birini gördüğümüzde bazılarımızda onu takip etme isteği, bazılarımızda ise ‘Bende aynısını yaparım, hemen rekabet edeyim!” refleksleri oluşuyor. Unutmayın önce takip etmeden lider olamazsınız. Henüz öğrenmeden zorluklarını bilemeden hiçbir meslekte başarılı olamayacaksınız. Çırak olamadığınız işte usta da olamazsınız. Çıraklığın kıymetini bilin. Ben çırak olmam derseniz, bence hiçbir işte başarılı olamazsınız. Unutmayın dağa çıkmak isteyen, dağın karşı koymasına izin vermelidir. 

Altın Kural 4: Aynı anda 50 tane amaç edinmeyin.

Eğer başarıyı yakalamak istiyorsanız tek bir amacınız olmalı ve bu amaca ölümüne inanmalısınız. Unutmayın sizin istediğiniz şeyi genellikle birçok kişi istiyor ve siz birçok amaca zaman ayırmak için uğraşırken başka biri sadece sizin istediğinizi elde etmek için tamamen yoğunlaşıyor. Bu aşamada korkular genelde sizin lehinize çalışmıyorlar.

Altın Kural 5: Teslim olun.

Usta çırak ilişkisi biraz teslim olma ilişkisidir. Teslim olmaz ve her kararı sorgularsanız bir süre sonra usta size bazı şeyleri vermeyi bırakacak ya da azaltacaktır. Usta sizinle çalışmaktan keyif alırsa daha fazla çalışır. Unutmayın sonuçta daha fazla öğrenecek ve kazanacak olan sizsiniz. Devamlı olarak güvenmez ve kendinizi diğer çıraklarla karşılaştırırsanız uzun vadede başarılı olma şansınız yok. Günlük ‘al ver’ ilişkilerine odaklanmayın. Ustanızın gördüğü bazı şeyleri henüz görmüyor ya da anlamıyor olabilirsiniz. Bence bir ara verip, bunu Yetkin Dikinciler'den dinleyin.

Altın Kural 6: Doğru kişilere teslim olun.

Sorulardan en zoru bu aslında, kime teslim olmanız gerektiğini nasıl anlayacaksınız? Sonuçta usta sizi vezir de edebilir, rezil de edebilir. Ancak size vereceğim ipucu tüm bu zorluğu aşmanızı sağlayabilir. Yapmanız gereken tek bir şey var, etrafındaki insanlara bakmak. Etrafındaki insanlar parlıyorlarsa ve başarılılarsa doğru bir lideri takip ediyorsunuz demektir. Bu etrafındakileri geliştiren bir usta olduğunun en önemli işaretidir. Hemen örnek vereyim, bir an için Ajda Pekkan ve Sezen Aksu’yu karşılaştırın. İkisi de star hatta Ajda Pekkan mega star. Ancak hangisi yetiştirdiği ustalarla daha fazla anılıyor. Benim tavsiyem Ajda Pekkan’dan uzak durup, Sezen Aksu’ya yanaşmanız.

Altın Kural 7: Katma değer yaratın.

“Bunların hepsi yapılabilir; doğru ustayı da seçtim fakat doğru usta da beni seçecek mi?” sorusunu soruyorsanız. Ya da kendinizi seçtirmek için binlerce kez aynı soruları sorup duruyorsanız yine yanlış yerdesiniz demektir. Kendinizi ustaya seçtirmenin tek bir yolu vardır. Bu yola ulaştıran kural yüzyıllardır değişmemiştir: Ustanın değerlerini bilmek ve inandığı hayale katma değer yaratmak. Eğer inandığı hayale katma değer yaratırsanız zaten sizinle çalışmaktan başka hiçbir şeyi düşünmeyecektir.

Altın Kural 8: Öğrenmeye ve eleştiriye açık olun.

Eleştiri gelişmeniz için gereken en önemli şey, eğer eleştirilmezseniz gelişemezsiniz. Geçenlerde çalıştığım bir ekipte, ekip arkadaşlarından biri diğerine Kıbrıs’ta önemli bir görevi yapamayacağı için güvenemediğini patrona iletiyordu. Ancak yakın arkadaşına da bir türlü bu görevi neden yapamayacağını ve hangi özelliklerini geliştirirse yapabileceği geri bildirimini iyi geçinmek ya da onu kırmamak için vermiyordu. Gerçekte kırılgan olmak ya da eleştirildiğinizde rahatsız olmak size geri bildirim verilmesine büyük bir engel teşkil ediyor. Benim tavsiyem geri bildirim için yalvarın ve arkadaşlarınızın size karşı politik olmaması için onları zorlayın. Mutlaka geri bildirimlerine teşekkür edip hediye gibi görün.

Altın Kural 9: Ayrılmanız gerektiği zamanı fark edin.

Tüm yaptıklarınız bir gün ustalaşmak için olduğuna göre yerinizi yeni çıraklara açmak ve çıraklar yetiştirebilmek için ayrılma zamanını iyi belirlemek zorundasınız. Ancak eğer doğru zamanda doğru liderle çalışabildiyseniz zaten hem ustanız hem de siz ayrılmanız gerektiği zamanı tam olarak bilebileceksiniz.

Altın Kural 10: Yükselticiye ihtiyacınız var.

Eskiden televizyonlar daha iyi çekebilsin diye televizyon antenleri vardı. Şimdilerde uydu yayını bunu gereksiz kıldı. Ancak şimdiden söyleyebilirim, yükselticiye ya da yükselticilere ihtiyacınız var. Ben sosyal medyada “Günaydın!” diye yazdığımda tek bir kişi bile paylaşmıyor ancak Brad Pitt twitter’da “Good Morning!” dediğinde yaklaşık 1800 kişi paylaşıyor. Nerden mi biliyorum, üşenmeden kontrol ettim de ondan. Benim çevremde Allah’ın selamını almayanlar, Brad Pitt söyleyince sevgi kelebeği kesiliyor. İşin şakası sizin de yükselticiye yani size inananlara, hayalinize inananlara, hizmetinizden memnun olanlara; sizi sevenlere, dünyaya katma değer sağlama istekliliğinize ve biçiminize katkı sağlayanlara ihtiyacınız var. Tek başıma bir hiçim, tek başınıza bir hiçsiniz.

 

Bana göre başarının altın kuralları bunlar. Bence etkililer! İsterseniz deneyin ve görün ya da başarılıları eleştirmeye devam ederek kendinizi avutun. Gerisi size kalmış. 

Umut Kısa, MCC

Son DüzenlenmeÇarşamba, 13 Ocak 2016 19:04
Yorum eklemek için giriş yapın

Koçluk eğitimlerinde lider eğitim kurumlarından biri olan Sola Unitas ağırlıklı olarak yönetici koçluğu, öğrenci koçluğu, takım koçluğu ve ilişki koçluğu alanlarında hizmetler vermektedir. Paul Ekman'ın Türkiye Şubesi olarak çalışmalarına devam eden Su Akademi ayrıca uzmanlık alanlarına bağlı olarak kurumlara ve bireylere davranış bazlı eğitimler sunmaktadır. Yaşam koçluğu eğitimi ve diğer eğitimlerimiz için lütfen [email protected] adresine e-posta gönderiniz.

Log in

fb iconLog in with Facebook


 

 

create an account